Süt fiyatları neden artıyor?

Serdar Toksöz, Gönen’in uzak bir yerine, 100 dönüm araziye, 17 Milyon TL harcayarak güzel bir süt üretim tesisi kurmuş.

İstanbul’da inşaat sektöründe mekanik işler yaparken, orayı bırakıp Türkiye’nin en önemli süt üretim merkezi olan Gönen’de bu çiftliği yapmış.

Sempatik ve misafirperver tavırlarıyla beni karşıladığında yarı şaka hemen soruyu yapıştırıyorum:

“Süt fiyatlarını siz üreticiler arttırıyormuşsunuz? Nedenini öğrenmeye geldim!”

Aslında Serdar Bey gibi büyük çiftlik olmasa da, Gönen’in köylerinde birçok süt üreticisiyle görüştüğümde cevabını aradığım soru buydu.

Sanırım Tarım, Maliye ya da Ticaret bakanlarından biri buraya gelip aynı soruyu sorsaydı, buradan borçlu çıkar, bir sürü de dert dinlerdi.

Zira ülkenin en önemli süt üretim merkezinde işler pek de iyi değil.

Serdar Toksöz buraya büyük yatırımlar yaptıktan ve ineklerden sütü sağmaya başladıktan sonra bu sütü satmak için piyasaya çıkıyor.

Bu esnada Ankara’da Tarım, Maliye, Ticaret bakanlıklarının yetkilileri, üniversite hocaları ve süt üretici temsilcilerinden oluşan bir komisyon toplantı halindedir. Buranın adı Ulusal Süt Konseyi (USK).

Konsey toplantıda bir litre çiğ sütün maliyetini hesaplamakla meşguldür. Sonunda yem, işletme giderleri, elektik, su vs. tüm giderleri toplayıp, üretilen süt miktarına bölünce, bir litre sütün 3.05 TL’ye mal olduğunu tespit ediyorlar. Buna üretici kârı olarak 20 kuruş ekleniyor ve tam yağlı çiğ sütün fiyatı 3.20 olarak belirleniyor. Bu sütü üretenlere teşvik olarak da litre başına 2O kuruş da destek veriliyor.

Süt üreticileri o toplantıda buna itiraz ediyorsa eğer, oylama yapılıyor ve karar tabii ki değişmiyor.

Bu rakam Maliye Bakanlığı Gıda Komitesi’ne bildiriliyor. Onlar da onay verdiğinde, Türkiye’de tüm süt üreticilerinin beklediği fiyat, internet sitesinden ilan ediliyor.

Piyasaya çıkan Serdar Toksöz için fiyat bellidir artık. İsterse üzerine satar, isterse altına. Zira USK’nın fiyatı “tavsiye” niteliğindedir.

Ancak herkes bu fiyatın aslında devletin belirlediği fiyat olduğunu biliyor. Yani sütün ve ondan yapılan peynir, yoğurt, ayran vb. tüm ürünlerin fiyatları belirlenen bu rakama göre şekil alıyor.

Sabah Paşaçiftlik köyünde, süt üreticileriyle köy kahvesinde oturduğumuzda, hepsinin istisnasız belirlenen bu rakama itiraz etti.

Süt Üreticileri Birlik Başkanı Yüksel Sarık, “Şimdi dünya standartlarına göre süt-yem paritesi var. Yani bizim bir litre süt maliyetini 1.30 ile çarpmamız gerekir ki, yem alabilelim, masraflarımızı karşılayalım. Bu durumda fiyatın 4 TL olması gerekirdi. Hesabı yanlış yapıyorlar. Ayrıca bize 20 kuruş destek veriyor ya devlet, Ocak ayından beri bu desteği alamadık. Ama biz her gün bu inekleri beslemek için para harcıyoruz” diyor.

Aile olarak yıllardır süt üreticiliği yapan Kadir Fil, tatlı suratlı ineklerine yem verirken anlatıyor:

“Eğer biz yemin büyük kısmını kendimiz üretmezsek, yani arazilerimize mısır, yonca ekmesek, buğday samanı yapmasak iflas ederiz. Bunların içine kattığımız mineral ağırlıklı katkı maddelerini tüccardan alıyoruz. Onların da hepsi ithal. Döviz arttıkça zam yapıyorlar ama bizim fiyatlarımız sabit. Peki nasıl sürdüreceğiz bu işi?”

Serdar Toksöz, kendi yemini kendi üretmek için yoğun bir faaliyet halinde. Yem karma deposunu gezdirirken, neyi nereden aldığını, nasıl formüle ettiğini anlatıyor: “Bunu yapmazsam yeme gelen sürekli zamlardan başka türlü kurtulmam imkansız.”

“Süt yemi” denen ve sadece süt üreten ineklere verilen yemin fiyatı son altı yılda % 250 arttı.

Buna karşın son altı yılda Süt Konseyi, süt fiyatlarını % 140 arttırdı.

Sütün maliyet kalemleri içinde yemin % 65 yer tuttuğunu hesaba katarsanız, bu zam oranlarındaki dengesizliğin üreticiyi nasıl zora soktuğunu görürsünüz.

Yem fiyatlarını bu denli çok artmasının sebebi ne peki? Tarım Bakanlığı’nda uzman bir dostum bana bunun detaylarını anlattı. Aslında sadece yem üzerine bir yazı dizisi yapmamız lazım. Zira tavuktan ete, sütten yumurtaya kadar her şeyin fiyatını arttıran bir unsur yem.

Dövizden tarım politikasına, köylerde okulların eğitim şeklinden, ekilecek ürün belirlenmesine kadar, birçok nedeni var yem fiyatının artmasının. Ancak şunu özellikle belirteyim, süt yeminin ham maddesinin % 30’unu ithal ediyoruz.

Süt üreticisi Serdar Toksöz alıcısı olsa çiftliğini devretmeyi düşünüyor. Paşaçiflik köyündekiler de sütçülüğü devam ettirmekte zorlanıyor. Özellikle Gönen ve genel olarak Balıkesir aslında Türkiye’nin en büyük süt üretim merkeziyken şimdi üçüncü sıraya düşmüş durumda. Konya ve İzmir geçmiş bu şehri.

Gönen’de işler iyi değil ama Türkiye’de süt üretimi her geçen yıl daha da artıyor. 2010’da 13.5 milyon ton iken, şu anda 23 milyon tonu geçmiş durumda.

Bunun sebebi de daha profesyonel şirketlerin bu işe girmesi.

Türkiye’nin en büyük 5 süt işleme sanayicisinde biri olan Cevdet Arınık, “Eğer güçlü sermaye ile bu işe girilse, daha profesyonel yapılsa, zamanında yem ekilse ve tedarik edilse süt üretiminden zarar edilmez” diyor.

Gönen’deki son derece büyük, hijyen ve düzenli süt işleme fabrikasını gezdirirken, paketleme cihazının karşısında soruyorum:

“Peki bu süt fiyatlarını üretici arttırmadığına göre, siz sanayiciler mi arttırıyor?”

“Bizim sütü alış fiyatımız 3.20. Sadece karton kutulamasına litre başına 1 TL harcıyoruz. Bu koca tesisin işletme maliyetlerini düşünün. Bizim marketlere sattığımız sütün fiyatı 5 TL. Nasıl fahiş fiyat oluyormuş peki?”

USK’dan aldığım verilere göre, süt sanayicisinin 1 litre sütü maliyet fiyatı 5.1 TL. En büyük maliyetlerden biri olan kutulama sistemi İsviçre şirketi olan Tetrapark’ın tekelinde neredeyse. Hem de tüm dünyada.

Son bir iki yıldır bu kutuların kağıdını üretebilmiş yerli firmalar. Ancak hala makineleri Tetrapartak’tan almak zorundalar. Kimse yapamıyor.

Sanayici sütün içindeki yağın bir kısmını alıp, krema, yağ ve peynirde kullanarak sütün maliyetlerini düşürüyor. Bu yüzden de marketlere kimi zaman maliyetine hatta daha düşük fiyatına satabiliyor.

Süt üretim zinciri, üretici, sanayici ve marketlerden oluşuyor.

Rakamlar, veriler ve sahadan anladığımız kadarıyla sütün fiyatını arttıran bunlar değil. O zaman geriye market zincirleri kalıyor.

Onları mı arttırıyor bu rakamı?

Yarın:

Market zincirleri ne diyor?

Devletin baskısı var mı?

Çözüm önerileri neler?

Süt alırken neler dikkat etmek gerek?

Gramaj sahtekarlığı nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir